Ruhunu varlığıma da vermedin amma;
Bilmem ki neden böyle ruhsuz oldun…
Çözemedi yer seni çözer mi arş-ı sema
Tek bilinmeyenli muamma kaldın…
Merhamet bilmezsin, nasıl insansın
Aşk içinde biganesin, kesif buhransın
Değil sevgiliye anca zalime burhansın
Yazıkki Hallac-ı bırakıp Haccac-ı aldın…
Güzel suretinde taaccüb çirkin siret
Sen! kulluğuma saplanmış kör felaket
Ne varsa yaşanmış ah-ı vah ile nedamet
Tövbesiz ve ikrarsız cehennemi buldun…
Uğraşım umudum heba alem bir hayal
Aşka maşuk iken gayrı aşk bende melal
Bilmece idin bütün cevaplarla halin muhal
Leyla’yı Şirin’i kendinde sevimsiz kıldın…
Terk-i yar, terk-i aşk, terk-i sonsuzum
Siyahsız ve beyazsız velhasılı tonsuzum
Aldın şevk ile canımı da gayrı cansızım
Kendini yokluğa beni hiçliğe saldın…
Sunday, May 30, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment