Bekle/me dedi katilim; oysa ben vuruldum
Mes(i)h-i aşkın dirilttiği cesette beklerim
Sırrımı ifşa ile katlime gönüllü tutuldum
Mansur ehliyim gül için kahr-ı şenaatte beklerim
Ey sebeb aşkına, aşk(in)sa ebedi sebebim
Ak güzel elinden sunulur bade-i şarabım
Yusufiyeden geldim, çöl benim, ben serabım
Zerre-i kumum kays-ı sebatta beklerim
Yokluğum ummanına karıştı katrede er-i-dim
Er kişi niyetine varlığının kabına girdim
Ey yar! yokluğun kesrettir varında birim
Biz siretine; ben cismi surette beklerim
Gerçek hayaldir, heyula ise mutlakgerçek
Ezelsiz bitecek canan ezip ebedi gidecek
L’al olacak alem, cümle düşüp söz bitecek
Tek hece nefesine külliyatta beklerim…
Sunday, May 30, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment