Sunday, May 30, 2010

Suzidil (kadim bir dost'a)

Serzenişinden sanma bu yakaran serenatı
Ehli Dîl olana bitmez bizim muhabbetimiz

Uşşak makamında yak/ılmış gönül nakaratı
Dilden dîle söylenir aşık-ı maşuk düetimiz

Züleyha’dan mirasımız yar-ı yusuf muradı
Dîlhun eyleyip ağlatsa da bitmez servetimiz

İsmi güzelin zikrinde duadır herdem vuslatı
Dîlşad kılar yüreği pare pare yakan hasretimiz

Didarına nazar kılamaz aşık; bir bakışıdır sıratı
Dîlhan olan sevgili el verse yeter budur cennetimiz

İrşad-ı gül olur da lahza lahza yâr söyler feryadı
Dîlrubâ sevgilinin gül dudağındadır sukunetimiz

Lâ dîl olan ne bilsin vârlığı, nasıl ölçsün dîl-i kıratı
Dîlân zikrinde geçerse adımız bu bizim kıymetimiz

No comments: