Sunday, May 30, 2010

Sırrı Tezat

Düşmüşüm ayağına sevgili; sıratımdan geç diyorsun
Kıldan ince aklım, yanınca gönlüm; narımdan kaç diyorsun

Gitmem ebedi kalmışım yurdunda; eşiğinde baç diyorsun
Köleliğine azadsız ram olmuşum; kulluk başa taç diyorsun

İstemiyorum ve beklemiyorum senden gayrı hiçbir şey
Lakin ey sevgili nasıl tezat ki; sen alemde her şey

İstiyorsam her şeyi bütün sebeblere sebeb sen bir şey
Hep ve hiç sende bir oluyor, masivan şey… işte şey

Aşk yok, ben yok, bir yokluk ki yoklukta yok
Sen varsın varlık var gayrın yok varın ne çok

Üflenmiş zerrenim ruhun canıma tasmadan ok
Çekip okunu var ile; dönüyorum... kapanıyor boşluk

Alem içre alem akıyorum raks-ı sema dönüyorum
Yıldız-ı zühal idim sen güneşimin közünde sönüyorum

Zaman bitiyor, mekan yıkılıyor ve son sanıyorum
Sonda sonu sonlandırıyorsun,sonda yine başsın anlıyorum.

No comments: