Bıktım bu zoraki gidişlerden
Sonra umutlu yakarışlardan
Eşlik etmiyor yüreğim bana
Sığınırken hayat adlı limana
Serencamıma bu kaçıncı sorgu
Her seferinde bana ait kaygı
Olsaydı yokluk isterdim yokluğu
Ah bu ezelsiz ebediliğin aylaklığı
Akıl kökünde dinamittir bu sevgi
Hiçlikten ruhuma kesilen vergi
Mutlak varlığın kıyısında bihaber
Aşk ile ruhumu demle ey semaver
Kurtuluş budur, bu da hakikat zor
Ellerimde sönmemesi gereken kor
Vur kendine her dem değişen ne
Neden? sorularına mahkum köle
İçimde çığlık çığlık imdat sesleri
Hayal imiş benden biz olma hevesleri
Ayrılığın matemine çağlar kuru ırmak
Saçma! Bensiz beni Hakka kurmak
Karşımda mağlub bir şövalye şimdi
Boşa çok kükredi amma artık sindi
Nasip gökten uzanan bir el imiş
Onu tutan, Aşkın Rabbına Kul imiş…
Sunday, May 30, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment